Gurbet Şiirleri

   
 


 

 

Ana Sayfa

Ziyaretci defteri

iletisim

Uye girisi

Uye ol

Forum

Sohbet

Videolar

Oyun

Toplist

Msn Messenger

Astroloji & Burclar

Ruya Tabiri

Hazır Mesajlar

Aşk & Sevgi

Windows Arşivi

Komik yazilar

Fikralar

İslam

Siir

=> Gurbet Şiirleri

=> Aşk Şiirleri

=> Ayrılık Şiirleri

=> Özlem Şiirleri

=> Hasret Şiirleri

=> Umut Şiirleri

=> Resimli Siirler

=> Siir Dinle

Bilmeceler

Muzik Dinle

Animasyonlar

Telefon Sakalari

Duvar yazilari

Anket

İlginç Bilgiler

Foto Galeri

Tv izle

Html Kodlari

Kamerali Chat

E-Devlet Linkleri

Webmaster

Site Haritasi

Korkunc Olaylar

Futbol ve iddaa

Sozluk

Odev

ilginc Tarihi Olaylar

Gereksiz Sayfalar

Hava Durumu

Matematik

Turkce

Fen Bilgisi

Sosyal Bilgiler

Ingilizce

Karikatur

islam

Photoshop

Biyografiler

Bedava-Sitem Tasarimlari

Mirc Komutlari

home

Yeni sayfanın başlığı

 


     
 

Gurbet Akşamları
Hiç istemem yine gelir,
Çatar gurbet akşamları
Yüreğime hançer olur,
Batar gurbet akşamları.

Öldürecek beni dertler,
Bende geçti bini dertler,
Dertlerime yeni dertler
Katar gurbet akşamları.

Bilmiyorum dertten gamdan,
Zevk mi alır intikamdan?
Kanlım gibi şu yakamdan,
Tutar gurbet akşamları

Şimdi akşam bak şu anda,
Zindandayım ben zindanda,
Zindan ne ki zindandan da
Beter gurbet akşamları

Acılara beler beni,
Kesip doğrar diler beni,
Parça parça böler beni,
Yutar gurbet akşamları.

Memleketim ilim obam,
Kavim, gardaş, dost, akrabam,
Gözlerimde anam, babam,
Tüter gurbet akşamları.

Kadir Mevla’m yardım etsin
Ozan Arif yurda gitsin
Bitsin artık bitsin bitsin...
Yeter gurbet akşamları.




Gurbet Gurbet 
Göçmen kuşlar gibi göç gater, gater
Gurbet gurbet gider Yolumuz bizim...
Her mevsim de başka renk, başka amber
Gurbet gurbet tüter gülümüz bizim....

Sılayı gönülde gizem yapmışız
Gurbet, gurbet sızar Yaşımız bizim...
Hasret hırkasını melanet takmışız
Gurbet gurbet kaynar aşımız bizim...

Gözlerim ufukta şafağı bekler
Gurbet, gurbet uzar gecemiz bizim...
Nazlı yar sıla da yolumu gözler
Gurbet gurbet yazar hecemiz bizim...

Dört yaşında geldi yaş kırka vardı
Gurbet gurbet ağrır başımız bizim...
Baba oldu, dede oldu kırardı
Gurbet gurbet gezer salımız bizim... 

Dost Çağlari'm çağlar hasret nehrinde
Gurbet, gurbet yanar içimiz bizim...
Anamı, sılamı görürüm düşde
Gurbet gurbet rüya düşümüz bizim.....




Gurbet

Başımda bir deli sevda
Dolaşırın gurbet gurbet
Yanar şu yüreğin narda
Dolaşırın gurbet gurbet

Zalim gurbet olmasaydı
Bağda gülüm solmasaydı
Bülbül dalına konsaydı
Gezer miydim gurbet gurbet

Özlen özlem olur gözüm
Küllenmiş yanmıyor közüm
Ağıt olmuş her bir sözüm
Dolaşırım gurbet gurbet

Garip bir hal gelir başa
Güllerim tutulur taşa
Bülbül feryat eder boşa
Dolaşırım gurbet gurbet

Vurguni ahvalin söyler
Dil matemde yürek neyler
Akar gözlerimden seller
Dolaşırım gurbet gurbet



Bana Gurbet
Diyar diyar gurbet elde
Gezdim durdum her bir yerde
Nasip olur bilmem nerde
Bana gurbet yazmış TANRIM

Gurbet bana kurmuş tuzak
Eş dost tüm akraba uzak
Yaşlar akar gözler ıslak
Bana gurbet yazmış TANRIM

Gurbet çöker aşk ağrıma
Agır yük vurmuş bağrıma
Bayram düğün her çağrıma
Bana gurbet yazmış TANRIM

Gurbet elde eser poyraz
İçinde aşk sevgi olmaz
Gönül bu hasrete doymaz
Bana gurbet yazmış TANRIM

Yaban eller şu kaderim
Yollar uzun ben giderim
Gurbet bitse ne ederim
Bana gurbet yazmış TANRIM

Gurbet deyim otuz yıldır
Çözemedim bu ne haldir
Gideceğim yeri bildir
Bana gurbet yazmış TANRIM 



Gurbet Diyor
Türkülerde feryat eden
Sözler gurbet gurbet diyor
Uzaklara dalıp giden
Gözler gurbet gurbet diyor

Hasretin yürek yaktığı
Yaşın sel gibi aktığı
Gidenlerin bıraktığı
İzler gurbet gurbet diyor

Viran olmuş illerinde
Gariplerin dillerinde
Aşıkların ellerinde
Sazlar gurbet gurbet diyor

Sevdiğine varamamış
Doya doya saramamış
Yuvasını kuramamış
Kızlar gurbet gurbet diyor

Nice insanları yutmuş
Umutları yosun tutmuş
Artık gülmeyi unutmuş
Yüzler gurbet gurbet diyor



Gurbet El
Beni ettin otağımdan yurdumdan
Ne demeli sana bilmem gurbet el
Hasretin bırakmaz gezer ardımdan
Hastayım kasvetten gülmem gurbet el

Rüyalarda Micingirt’te gezerim
Karabasan sabahlarım gurbet el
Kaf dağından köye mektup yazarım
Zehir oldu yataklarım gurbet el

Ömür gitti bahar gitti kış gitti
Sevdalarım heba oldu gurbet el
Amcaların mezarında ot bitti
Hülyalarım dibe vurdu gurbet el

Bizde büyüklere hürmet varidi
Burda moruk olmuş baba gurbet el
Nasırlıydı eller rahmet varidi
Çıbanım çok ağır veba gurbet el

Sinem kebap oldu kalmadı ciğer
Duygular köpürdü yine gurbet el
Saçlarım aklandı yaşlanmış meğer
Ömrümü bitirdi Ömer gurbet el





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:

 
 

Bugün 6 ziyaretçi burdaydı Sen Nerdeydin ?