Umut Şiirleri

   
 


 

 

Ana Sayfa

Ziyaretci defteri

iletisim

Uye girisi

Uye ol

Forum

Sohbet

Videolar

Oyun

Toplist

Msn Messenger

Astroloji & Burclar

Ruya Tabiri

Hazır Mesajlar

Aşk & Sevgi

Windows Arşivi

Komik yazilar

Fikralar

İslam

Siir

=> Gurbet Şiirleri

=> Aşk Şiirleri

=> Ayrılık Şiirleri

=> Özlem Şiirleri

=> Hasret Şiirleri

=> Umut Şiirleri

=> Resimli Siirler

=> Siir Dinle

Bilmeceler

Muzik Dinle

Animasyonlar

Telefon Sakalari

Duvar yazilari

Anket

İlginç Bilgiler

Foto Galeri

Tv izle

Html Kodlari

Kamerali Chat

E-Devlet Linkleri

Webmaster

Site Haritasi

Korkunc Olaylar

Futbol ve iddaa

Sozluk

Odev

ilginc Tarihi Olaylar

Gereksiz Sayfalar

Hava Durumu

Matematik

Turkce

Fen Bilgisi

Sosyal Bilgiler

Ingilizce

Karikatur

islam

Photoshop

Biyografiler

Bedava-Sitem Tasarimlari

Mirc Komutlari

home

Yeni sayfanın başlığı

 


     
 

Ego

Son kadeh içilmiş,
Son söz edilmişti.
bir düşünce sardı hepsini..

Bir hatıra,
Bir hırs,
Bir kıskançlık,
Bir yanıltı,
Bir kardeşlik,
Bir yanlışlık,
Bir kin,
Bir ümid,

Bir şey..
İnsana ait.




Zulmet Çözülüyor
Her yanda bir ışık, karanlıklar çözülüyor,
İzbelerde uğultu, yarasalarda telaş...
Yalan balonları büzüldükçe büzülüyor,
Kayıyor ilhad ölüm ufkuna yavaş yavaş,
Her yanda bir ışık, karanlıklar çözülüyor.
Milyonlarca yıldızdan milyonlarca gizli nûr,
İniyor sessiz sessiz zulmetlerin bağrına..
Ve inançla ışıldayan çehrelerde huzûr,
Koşup ebediyet üflüyorlar dört bir yana,
Milyonlarca yıldızdan milyonlarca gizli nûr,

Her gün daha da enginleşiyor mâvi ümid,
Baykuşlar her yanda ölüm marşları söylüyor..
Ve işte ufukta levent boylu 'Nesl-i cedîd'!
Gecelerde hırıltı, geceler boğuluyor;
Her gün daha da enginleşiyor mâvi ümid...

Ürpertiyor karanlıkları esen rüzgârlar,
Toprak rahmete döndü çölün enginlerinde..
Ve kabarıyor denizlerde mâvi dalgalar;
Renkli baharlar müjdesiyle günün birinde..
Ürpertiyor karanlıkları esen rüzgârlar.




Eskiden

Ne güzel insanlar vardı eskiden.
Çocukluğumuzu kaplamışlardı.
Bize masal anlatırlardı
Cinlerden, perilerden.
Büyük anneler, büyük babalar vardı.
O zaman hepsi uzaktı ölümden.
Hem sevdirir hem korkuturlardı.
Acı hikâyeleri bile tatlı başlardı.
Demek bunun için gittiler hikâyelerden.
Ne güzel insanlar vardı eskiden.

Ne güzel şarkılar vardı eskiden.
Gençliğimizi donatırlardı.
Hep iyi şeyler hatırlatırlardı
Geçip gitmiş devirlerden.
Sevgi ve ümid yaratırlardı.
O zaman her şey uzaktı ölümden.
Yanık şarkılar bile neşeli başlardı.
İster istemez saadet taşardı
Gamsız günlerimizden.
Ne güzel zamanlar vardı eskiden.

Ne güzel şarkılar vardı eskiden.
Hayâl içinde yaşatırlardı.
Güldürür ağlatırlardı
Duymadan biz, düşünmeden.
Her an bir asır kadardı.
O zaman herkes uzaktı ölümden.
Candan sevdiklerimiz vardı.
Hepsi başka güzeldi, bizi tanımazlardı.
Bütün yollarımız geçerdi gül bahçelerinden.
Ne güzel zamanlar vardı eskiden.




O Eski Hücreye Benzer Ki
Ziya-yı şemse kapanmış bütün deriçeleri
Bir öyle hücreye benzer ki ömrümün kederi.

Gubar-ı ye's ü fena sinmiş orda elvana
Emel, heves bırakılmış sükut u nisyana.

Bütün hadayık-ı histen o toplanan ezhar
Uyur mekaabir-i minada bi-ümid-i bahar.

Bu penbe gül, bu gül ağır ağır erimiş
Üzerlerinde değiştikçe her mükedder kış.

Ocak harab ü tehi, lamba kimsesiz, a'ma
Bu samt-ı haste eder hüzn ü uzleti ima.

Soluk cidara asılmış, durur garik-i melal
O çehreler ki uyur gözlerinde eski hayal...

O eski hücreye benzer ki ömrümün kederi
Çekilmiş ufk-ı teselliye karşı perdeleri...




Ulu Tanrı'ya
ey sineği kanadıyla uçuran
ey kulları Sırat'ından geçiren
sevenlerin zikrindeki görünmez
bilgelerin fikrindeki görünmez
ey gülümü bana özgü yaratan
dallarını baharıyla donatan
ırmağa yaklaştım; akarak gitti
servi gözüyaşlı bakarak gitti
gece, tenha koydu beni dünyaya
kanlı çığlığımı duyurdum aya
acıdı halime gökte her yıldız
sabah, saçlarımı okşadı yalnız
güneş bile derman olmadı bana
son bir ümid ile yöneldim sana
boynumu kırdım da kapına geldim
garipler otağı yapına geldim
nerde gülüm, hayal hücresinde mi
mor salkımlı evin bahçesinde mi
ülkemde en güzel hakandır gülüm
beni bu ateşte yakandır gülüm
kanımın rengini taşır yüzünde
götür beni O'na, koyma güzünde
ey ayrının hasretini bitiren
ey yolcuyu sılasına yetiren
Ulu Tanrı, Ulu Sahip, Ulu Rab
Yardım eyle; ruhum harab; ten harab




Asker Duası
elimde tüfenk, gönlümde iman,
dileğim iki: din ile vatan...
ocağım ordu, büyüğüm sultan,
sultan’a imdad eyle yarabbi!
ömrünü müzdad eyle yarabbi!

yolumuz gaza, sonu şehadet,
dinimiz ister sıdk ile hizmet,
anamız vatan, babamız millet,
vatanı mamur eyle yarabbi! .
milleti mesrur eyle yarabbi!

sancağın tevhid, bayrağım hilal,
birisi yeşil, ötekisi al,
islam’a acı, düşmandan öc al,
islam’ı abad eyle yarabbi!
düşmanı berbad eyle yarabbi!

cenk meydanında nice koç yiğid
din ile yurt için oldular şehid
ocağı tütsün,sönmesin ümid
şehidi mahzun etme yarabbi!
soyunu zebun etme yarabbi!

kumandan,zabit babalarımız.
çavuş,onbaşı,ağalarımız,
sıra ve saygı,yasalarımız.
orduyu düzgün eyle yarabbi!
sancağı üstün eyle yarabbi!




Affet
Bize şefaat et ya rabbi
Günahlarımızı bağışla
Unutursak hatırlat bize seni
Unutulanlardan eyleme bizi

Ahiret yurduna talibiz
Günahkarız biz mücrimiz
Razı olmazsan sevaplardan ne fayda
Ümid ile rızanı bekleriz





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:

 
 

Bugün 33 ziyaretçi burdaydı Sen Nerdeydin ?